Hamilelik Sürecinde Ebeveynleri Endişelendiren Ablasyo Plasenta Hakkında Merak Ettiklerinizi Anlatıyoruz!

Hamilelik sürecinde anne adayları birçok tehlikeli durumla karşılaşabiliyor. Ablasyo plasenta komplikasyonu da bunlardan biri. Ablasyo plesantanın ne olduğunu ve belirtilerini merak ediyorsanız içeriğe buyurun!

Hamilelik süreci ebeveynler için çok heyecanlı bir süreç olsa da sürekli bir endişe barındırıyor.

Bu dönem boyunca ebeveynler bebeklerinin sağlıklı bir şekilde dünyaya gelmeleri için çabalıyor.

Gebelik sürecinin sorunsuz bir şekilde devam etmesini tüm ebeveynler ister. Ancak hamilelik sürecinde bazı sorunlar yaşanabiliyor.

Hamilelik sürecinde meydana gelen önemli sorunlardan biri ablasyo plasenta. Ablasyo plasentanın ne olduğunu ve belirtilerini sizler için sıraladık. ?

Aslında ablasyo plasenta, hamilelikte nadir görülen komplikasyonlardan biri. Bu komplikasyonu anlatmadan önce biraz plasenta hakkında bilgi verelim…

Hamilelik sürecinde anne adayının rahminde bebeğin yaşamını sürdürmesini sağlayan plasenta organı gelişiyor. Plasenta, hamilelik boyunca bebeğin besin ve oksijen kaynağı. Aynı zamanda anne ile iletişimi sağlayan göbek bağı da plasentadan çıkıyor.

Plasentanın rahim duvarından erken ayrılması ablasyo plasenta olarak tanımlanıyor. Yani bebek, plasentadan daha vakti gelmeden çıkıyor.

Bebeğin anne karnında yaşamını sürdürmesi için ihtiyaç duyduğu plasenta, bebeğin sağlıklı gelişmesini sağlıyor. Ablasyo plasenta komplikasyonu sonucunda ise bebek erken bir şekilde plasentadan ayrılıyor.

Ablasyo plasenta anne adaylarının karşılaştığı ciddi sorunlardan biri. Bu komplikasyonun belirtileri ise şunlar:

  • Koyu ve pıhtılaşmayan vajinal kanama

  • Karın ağrısı

  • Sırt ağrısı

  • Bıçak gibi saplanan ağrı hissi

  • Rahim kasılmaları

  • Rahim hassasiyeti

  • Bebeğin kalp atış hızında değişiklikler olması

Ablasyo plasentanın ciddi bir sorun olduğunu belirtmiştik. Ama bu durum gebelikte nadir görülen durumlardan. Hamilelerin yaklaşık %1’inde görülme ihtimali olan bu durumda bebek plasentadan erken ayrıldığı için yeterli oksijen alamayabiliyor.

Yine erken ayrılma sonucunda yeterli beslenemeyen bebek erken veya ölü doğabiliyor.

Bebeğin plasentadan erken ayrılması genellikle alt uçtan başlayarak gerçekleşiyor. Ayrılan kısmın altındaki damarlardan gelen kanama dışarı boşalıyor.

Ama bebek plasentanın ortalarından ayrılmaya başlarsa o zaman kanama görülmeyebiliyor.

Burada oluşan kanama anne adayının rahminin kas lifleri arasına giderek kas liflerinin işlevini yerine getirememesine neden olabiliyor.

Bu durumun sonucunda rahim kaslarında gevşeme olmaz ve sürekli kasılmalar meydana gelir. Bu zamanlarda rahimde sertlik de hissedilebilir. Anne adayı bu olay gerçekleşirken büyük bir ağrı hisseder. Eğer ablasyo komplikasyonu şiddetliyse oldukça ciddi olan kanama pıhtılaşma bozukluğu da yaşanabilir.

Ablasyo plasenta, acil müdahale gerektiren bir durum. Bu komplikasyon hem annenin hem bebeğin hayatını tehdit ediyor.

Bebeğin plasentadan ayrılması %50’yi geçtiği takdirde bebeğin hayatını kaybetme riski de olabilir.

Göbek kordonu kopması da hamilelikte ciddi problemlerden biri. Anne ile bebeği birbirine bağlayan göbek kordonu yaklaşık 60 cm uzunluğunda.

Bebeğin besin ve oksijen ihtiyacı kordon sayesinde anneden bebeğe geçiyor. Bu kordonun kopması bebeğin oksijensiz ve besinsiz kalmasına neden olabilir.

Hem anne hem bebek için ciddi sonuçlar doğurabilecek göbek kordonunun kopmasının nedenleri şunlar:

  • Amniyotik sıvının fazla olması

  • Hipertansiyon

  • Vaktinden önce suyun gelmesi

  • Anne adayının daha önce kordon kopması durumunu yaşaması

  • Rahim içi enfeksiyon

  • Karın bölgesine darbe alınması

  • Kan pıhtılaşması sorunu

  • Fazla sayıda hamilelik yaşanması

  • Alkol, sigara, kokain gibi zararlı maddelerin kullanılması

  • Anne adayının 40 yaşın üzerinde olması

  • Miyom varlığı

  • Preeklampsi varlığı

  • Membranların erken yırtılması

Doktorlara göre ise göbek kordonunun erken kopmasının net bir sebebi yok. Bu durumda yapılması gereken anne adayının dikkatli olması ve ters giden her durumda doktora başvurması.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir